OBA
Yalnız yürünmez. Soydaşlarınla buluş, paylaş, tartış.
Sarmal düşünceyi gündelik hayatta nasıl uyguluyorsunuz?
Merhaba yol arkadaşlarım. Sarmal Titreşim İlkesi'ni okuduktan sonra kafamda bir şey "tık" etti ama pratiğe dökmekte zorlanıyorum. İş hayatında her şey doğrusal planlanıyor — hedef koy, ulaş, bir sonraki hedefe geç. Sarmal düşünceyi bu yapının içinde nasıl yaşatıyorsunuz?
Ben şöyle yapıyorum: Her cuma günü haftalık dört soruyu kendime soruyorum. Bu benim sarmal çevrimim. İlk başta garip geliyor ama birkaç hafta sonra kalıpları görmeye başlıyorsun.
Benim için doğada yürüyüş çok etkili oldu. Yürürken düşüncelerin de sarmal gibi dönüyor — aynı konuya farklı açılardan geliyorsun.
İş hayatında şunu denedim: Üç aylık hedeflerimi doğrusal değil, döngüsel planlamaya başladım. Her çeyreğin sonunda "bu süreçte ne öğrendim" diye bakıyorum.
İlk haftalık öz-denetimimi paylaşıyorum
Bu hafta ilk kez dört soruyu ciddiye aldım. Niyet: Bu hafta sabahları 30 dakika erken kalkıp sessizlikte oturacaktım. Eylem: 7 günün 4'ünde başardım. 3 gün erteledim. Bozulma: Geceleri telefona bakma alışkanlığım yüzünden geç uyudum. Onarım: Telefonu yatak odasından çıkarıyorum. İtiraf: Bu kadar basit bir pratik bile ne kadar açığa çıkarıyor, inanılmaz.
Bu çok güzel bir paylaşım. Cesaretin için teşekkürler, yol arkadaşım.
"En büyük sabotajcının kendim olduğumu gördüm" — tam olarak bu. Yeni Tengricilik'in güzelliği bu: dışarıda düşman aramıyor, içeriye bakmanı istiyor.
Dedemin Orta Asya'dan getirdiği bir söz
Dedem Kazakistan'dan göç etmiş bir aileden geliyordu. Çocukluğumda bana hep şunu söylerdi: "Gökyüzüne bak kızım, dedelerinin gözü orada." Ata Tapınışı bölümünü okuyunca o sözün derinliğini anladım. Dedem, bana Tengricilik öğretiyordu — adını koymadan. Sizin de ailelerinizden böyle "adı konmamış Tengricilik" örnekleri var mı?
Annemin annesi her yeni ayda dışarı çıkar, ayı seyreder, bir şeyler mırıldanırdı. Şimdi anlıyorum ki o, ayın ritmiyle kendi ritmini ayarlıyordu.
Babam çoban ailesinden. Her bahar kuzuların doğumunda ateş yakarlarmış. "Ateş uğur getirir" derlermiş. Od. Kutsal ateş. Bize zaten atalar tarafından öğretilmişti.
Tengricilik-Bugün'deki "Buyruğa Gönüllü Tutsaklık" bölümü
Bu bölümü okurken tüylerim diken diken oldu. Kurumsal dinlerin bilişsel önyargıları nasıl sistematik olarak sömürdüğünü bu kadar net görmemiştim. Ama bir şey de kafamı karıştırdı: Yeni Tengricilik de bir inanç sistemi olarak benzer tuzaklara düşme riski taşımıyor mu? Bunu nasıl önlüyoruz?
Çok iyi bir soru. Bence cevap "Açık Kaynak Töre" kavramında yatıyor. Töre, donmuş değil — her kuşak yeniden dokuyor.
Yeni Tengricilik'te "aracı yok." Hiçbir kurum senin Tengri ile ilişkine aracılık etmiyor. Bu tek başına en çok sömürülen mekanizmayı ortadan kaldırıyor.
Bu hareketin web sitesi muhteşem olmuş
Ciddi söylüyorum, bir ruhsal hareketin bu kalitede bir dijital deneyimi olması çok güçlü. Arka plandaki yıldız animasyonu, renk geçişleri — hepsinde bir anlam var. Bir de karanlık tema tercihi çok isabetli. Kök Tengri — Gökyüzü.
Katılıyorum. Çoğu dini kuruluşun sitesi 2005'ten kalma gibi görünüyor. Burada her detay düşünülmüş.